Sağlık Bilimleri Üniversitesi
İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü
Sağlık Bilimleri Üniversitesi
İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

29 Eylül Dünya Kalp Günü

Güncelleme Tarihi: 01/10/2018

Aterosklerotik hastalıklar koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalıklar ve periferik arter hastalıklarını kapsar. Bunların gelişiminde tütün kullanımı, fiziksel hareketsizlik, obeziteye yol açan sağlıksız beslenme gibi olumsuz davranış tarzları yanında diabet, hipertansiyon, dislipidemi gibi hastalıklar yer almaktadır.

       Ölüm nedenleri incelendiğinde an fazla en fazla % 39.7 ile dolaşım sistemi hastalıkları oluşturmaktadır. Türk İstatistikler Kurumu (TÜİK) verileri incelendiğinde toplam ölümlerin içinde kalp hastalıkları payının gittikçe artma eğiliminde olduğu görülmektedir.  Son 20 yılda kalp damar hastalıklarında kaynaklanan mortalite yüksek gelir düzeyindeki ülkeler de azalmaktadır.  Tüm nüfusu kapsayan primer önleme ve bireysel müdahalelerin birlikte etkili olduğu görülmektedir.

       Kalp ve damar hastalıklarının büyük bir kısmı tütün kullanımı, sağlıksız diyet, yetersiz fiziksel aktivite ve alkol kullanımı gibi davranışsal risk faktörlerinin azaltılmasıyla engellenebilir.  Sağlıksız alışkanlıklar, hipertansiyon, obezite, diyabetes mellitus ve hiperlipidemi gibi metabolik ve fizyolojik değişikliklere yol açar. Risk faktörleri neden oldukları ateroskleroz ile koroner, serebral ve periferik damarlarda hasara yol açar. Süreç uzun yıllar içinde gelişir.

       Aynı kişide birden fazla davranışsal ve metabolik risk faktörü bulunabilir ve bu durum sinerjistik etki gösterebilir. Türkiye’ de TEKHARF ve METSAB çalışmaları ile Türk halkının risk profili ortaya koyulmuştur.

       Kalp ve damar hastalıklarında korunmada yaklaşım tarzı tek bir risk faktörüne değil genel riskin düşürülmesine yönelik çoğul risk faktörleri gözetilerek multidisipliner olmalıdır. Kalp ve damar hastalıklarında korunmanın amacı ölümcül olan ve olmayan aterosklerotik kalp ve damar olaylarının, komplikasyonların, perkütan yada cerrahi revaskülarizasyon ihtiyacının azaltılması, yaşam kalitesini artırılması ve sürenin uzatılmasıdır. Bu hedefe erişmek için toplam kalp ve damar risk değerlendirmesi ve buna yönelik tedavi stratejisin oluşturulması esastır.

       Bu kapsamda;

  1.  Sağlıklı bir toplum için tütün kullanımı engellenmelidir.
  2.  Fiziksel aktivite ve egzersiz konusunda halk bilinçlendirilerek bir kişini en az haftada 150 dakika orta derecede fiziksel aktivite yapması gerektiği anlatılmalıdır.
  3.  Alkol kullanımı kısıtlanmalıdır.
  4. Sağlıklı beslenme  konusunda halk aydınlatılmalıdır. Diyette doymuş yağ, trans yağ, kolesrol, karbonhidrat ve tuzun fazla alımı azaltılmalı, meyve, sebze ve balık tüketimi artırılmalıdır.
  5. Vücut kitle endeksi 25kg/ metrekarenin üzeri fazla kilolu olup, kilo verme konusunda halk bilinçlendirilmelidir.
  6. Tansiyon regülasyonu sağlanarak tansiyonun ev ölçümlerinde 130/80 mmhg altında olması sağlanmalıdır.
  7. Diyabetik bireylerde iyi bir kan şekeri regülasyonu sağlamalı ve bu bireylerde ateroskleroz oranını azaltmak için tansiyon 130/80 mmhgnın altında  LDH  70mg /dl   altında tutulmalıdır.
  8.  Kan lipidleri yüksek olan bireyler tespit edilerek bilinçlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.

                                                                                                       Uz. Dr. Pelin PINAR

                                                                                                 Kardiyoloji Birim Sorumlusu